Panik Atak ve Gıda Alerjileri

Panik atak ve gıdalar

Panik atakta aniden ortaya çıkan çarpıntı, baş dönmesi, nefes almada güçlük, bayılma, tıkanma ve boğulma hissi gibi kişiye öleceği korkusunu veren yakınmalar, gıda alerjilerinde de gözlenebilir ve bu nedenle iki hastalık birbiriyle karışabilir. Panik atak tanısı konmadan önce dolaşım sistemine (kalp ve damarlar) ve solunum sistemine ait hastalıklar araştırılır ama gıda alerjileri pek düşünülmez. Bunun da nedeni gıda alerjilerinde öncelikle kaşıntı, kızarma, kabarma, döküntü gibi deriye ait belirtilerin olması, sindirim, solunum ve dolaşım sistemine ait yakınmaların daha az bulunmasıdır. Bu makalede, panik ataklı hastalarda alerji ve özellikle gıda alerjilerinin üzerinde de durulmasının yararı anlatılmaya çalışılmıştır.

Panik atağın diğer belirtileri nelerdir?

Panik atakta yukarıda anlatılan belirtilere ek olarak, dolaşım ve solunum sistemine ait göğüs şıkışması, göğüs ağrısı, hava açlığı, derin nefes alma gereksiniminin yanında aşırı yorgunluk, bitkinlik, terleme, titreme, vücutta uyuşma, karıncalanma gibi genel belirtiler, çıldıracağını ve çevrenin gerçek olmadığını düşünme, kendine yabancılaşma ve başkasına zarar verme korkusu gibi psişik yakınmalar da bulunabilir. Ayrıca hastaların bir grubunda da bulantı, kusma ve karın ağrısı vardır.

Bazı hastalarda stres, yorgunluk ve egzersiz panik atağı tetikler. Bir grup hasta ölüm korkusuyla evinden çıkamaz ve hatta evinde de yalnız kalamaz.

Panik atak ve gıda alerjileri

Mantık açısından gıda alerjilerinde, bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal gibi sindirim sistemine ait belirtilerin ön planda olması beklenir. İsviçre’de yapılmış bir çalışma bu konuda çok güzel bilgi vermektedir.  IgE-aracılı gıda alerjisi (2 saat içerisinde gelişen) olan çocuklara, alerji yapan gıdaları yedirilmiş ve oluşan yakınmalar değerlendirilmiştir. %59’unda ürtiker, %30’unda anjiyoödem olurken (deriye ait değişikliler), %26’sında sindirim, %25’inde de solunum sistemine ait yakınmalar gözlenmiştir (1). Bu nedenle, panik ataklı bir grup hastada bulantı, kusma ve karın ağrısı olduğunda gıda alerjisi hemen düşünülmez. Ayrıca kişide güç nefes alma, tıkanma, boğulma hissi varsa, beraberinde sindirim sistemine ait yakınmalar olsa bile deri belirtileri yoksa gıda alerjisi akla gelmez. Oysa saydıklarımın yanında çarpıntı, baş  dönmesi, bayılma hissi de gıda alerjilerinde gözlenir (2).

Bir çalışmada, bazı psikiyatrik hastalıklarda alerji araştırması yapılmış ve panik ataklı hastalarda diğerlerine göre çok belirgin olarak alerji birlikteliği bulunmuştur (3). Bunun yanında anafilaksi adındaki ağır alerjik reaksiyonda, bazen hastalık tablosunun panik atakla karışabileceği üzerinde de durulmaktadır (4). Bu durumda panik ataklı tüm hastalarda hem gıda hem de gıda dışı alerjilerin araştırılması yararlı olur. Örneğin bazılarında egzersiz sonu oluşan panik atağın altında gıdalara bağımlı, egzersizle uyarılan anafilaksi bile yatabilir (Bk., Kitap, 108-109).

Ek olarak, aralarında panik atağın da bulunduğu nedeni bilinmeyen bir grup hastalık, çoklu kimyasal duyarlılığa (idyopatik çevresel intolerans) bağlanmaktadır (5). Bu gruptaki hastalıkların çevrede çok sık olan, saptanabilen veya saptanamayan bazı maddelerle tetiklendiği düşünülmektedir. Bunlar benzin, egzoz, boya, halı, mobilya ve parfüm kokuları, pestisit ve katkılar yanında alkol ve kahve olarak sıralanmaktadır.

Panik atak ve gıdalar

Panik atakta nasıl bir yol izlenmeli?

Panik ataklı kişiler, önce atopik (alerjik hastalıklara meyilli) bir yapılarının olup olmadığını değerlendirmelidir. Bazı kişilerde astım, saman nezlesi, ürtiker, atopik dermatit gibi alerjik hastalıklar zaten vardır. Bazıları ise örneğin burunları sürekli aktığı, belirli giysiler kaşıntı yaptığı, sabahları kısa süreli hapşırma krizleri geçirdikleri, bazı yiyecekleri yer yemez tuvalete koştukları halde kendilerinin atopik bir birey olduğunun bilincinde değildir. Birinci derecedeki akrabalarında alerjik hastalıkların bulunması da o kişide atopik yapının olabileceğini destekleyen bir bulgudur.

Panik ataklı ve atopik kişiler, ikinci olarak ataklar sırasında kendilerinde bulantı, kusma, karın ağrısı gibi yakınmaların olup olmadığını sorgulamalıdır. Ataklar sırasında bu yakınmaları olanlar, sürekli günlük tutmasalar da hiç olmazsa atak sonrasında o gün neler yediğinin listesini çıkarmalıdır. Daha sonraki ataklarda da benzer uygulama ile elde edilen listelerin karşılaştırılması, alerji yapan gıdanın bulunmasına yardımcı olabilir. Aslında bu uygulamayı sindirim sistemi yakınmaları olsun veya olmasın bu gruptaki tüm hastaların yapmasında yarar olabilir.

Üçüncü aşamada alerjinin tipi konusunda olası bilgi sahibi olmak için total IgE değerine bakılması düşünülebilir. Ancak uzun yılları kapsayan hasta gözlemlerime göre normal kişilere ait kabul edilen en yüksek total IgE değeri, pratik yaşamda gözlenilenin çok üzerindedir. Bu, ülkemizden yapılan bir çalışmada da gösterilmiştir (6). O yüzden normal üst sınırın altında bir değer, IgE-aracılı bir alerjinin olmadığını göstermez ama üzerinde bir değer IgE–aracılı (tip I) alerjilere yönlendirebilir.

Bugün artık alerjilerin büyük bir bölümünde mast hücrelerinin rol oynadığı (7) ve bu hücrelerin sadece IgE antikorları aracılığıyla değil, IgG antikorlarıyla (7, 8), kadınlık hormonları, stres, pestisit, gıda katkıları hatta sıcaklık değişmeleri gibi çok çeşitli faktörle uyarıldığı bilinmektedir (Bak kitap 27-29, 204-207). Mast hücreleri uyarılınca içlerindeki granüllerde depolanmış olarak bulunan çeşitli maddeleri salgılar. Bunlardan biri olan triptaz kanda, mast hücreleri uyarıldıktan sonraki 1-4 saat içerisinde saptanır. Panik atak sırasında alınan kanın triptaz miktarı, ertesi gün alınan kanın triptazından yüksek bulunursa başta alerjiler olmak üzere mast hücrelerini uyaran faktörlerin araştırılması ve bulunanlardan uzaklaşılması tedavide yarar sağlayabilir.

Kitap: Artık Hastalığımla Baş Edebiliyorum (Mast hücrelerinin Gizi). Nobel Tıp Kitabevleri

1.Ferrari GG, Eng PA. IgE-mediated food allergies in Swiss infants and children. Swiss Med Wkly. 2011 Oct 12;141:w13269.

2.NIAID-Sponsored Expert Panel, Boyce JA, Assa’ad A, Burks AW, et al. Guidelines for the diagnosis and management of food allergy in the United States: report of the NIAID-sponsored expert panel. J Allergy Clin Immunol. 2010;126(6 Suppl):S1-58.

3. Kovalenko PA, Hoven CW, Wu P, et al. Association between allergy and anxiety disorders in youth. Aust N Z J Psychiatry. 2001;35:815-21.

4.Tang AW. A practical guide to anaphylaxis. Am Fam Physician. 2003 ;68(7):1325-32

5. Tarlo SM, Poonai N, Binkley K, et al. Responses to panic induction procedures in subjects with multiple chemical sensitivity/idiopathic environmental intolerance: understanding the relationship with panic disorder. Environ Health Perspect. 2002;110 Suppl 4:669-71.

6. Yazici A, Orge Gonullu E, Kardes B, Cefle A. The prevalence of atopy in patients with familial Mediterranean fever and Behçet’s disease. Clin Exp Rheumatol. 2013;31(3 Suppl 77):68-70.

7. He S, Zhang H, Zeng X, Yang P. Self-amplification mechanisms of mast cell activation: a new look in allergy. Curr Mol Med. 2012;12:1329-39.

8. Jönsson F, Daëron M. Mast cells and company. Front Immunol. 2012;3:16.

Görsel Kaynaklar

https://pixabay.com/en/worried-girl-woman-waiting-sitting-413690/

https://pixabay.com/en/desperate-sad-depressed-feet-hands-2293377/

 

SaveSave

Hülya Uzunismail hakkında 222 makale

43 yıl aktif olarak çalışmış, bunun yaklaşık son 25 yılını da, gıda-hastalık ilişkisini bulma uğraşına adamış bir iç hastalıkları ve gastroenteroloji uzmanı olarak derlediğim bilgi ve deneyimlerimi, hem doktorlar hem de hastalar için bir kitapta birleştirerek paylaşmak istedim.