Kronik İntestinal Psödoobstrüksiyon

Kronik İntestinal Psödoobstrüksiyon

Kronik İntestinal Psödoobstrüksiyon aralıklı bağırsak tıkanması tablosuyla seyreden bir hastalıktır. Hastalar önce  cerrahi kliniklerine gider, genellikle bir iki ameliyat geçirir sonra gastroenteroloji kliniklerine gönderilirler. İntestinal-bağırsak, psödo-yalancı, obstrüksiyon-tıkanma anlamını taşır. Kronik, yalancı bağırsak tıkanması. Obstrüksiyonlarda bağırsak içeriği ilerleyemez ve atılamaz. Bağırsak tıkanmalarının genellikle ameliyatla düzeltilebilecek bir nedeni vardır. Tıkanmalar ince bağırsakta veya kalın bağırsakta olabilir. Daha önce geçirilmiş karın organları ile ilgili bir ameliyat veya karın organlarının iltihabı sonucu gelişmiş yapışıklıklar, darlıklar,  bağırsakların birbiri üzerine  katlanması, bükülmesi, tümörler, dışkı taşları tıkanma yapan nedenlerdir.

Saydıklarım olmadan da bağırsak içeriğinin ilerleyemediği durumlar vardır. İşte bunlardan biri intestinal psödoobstrüksiyondur. Genelde gençlerde gözlenir. Burada karında ağrı, şişkinlik ve tuvalete çıkamama ile seyreden ataklar vardır. Ağrı, hastayı acil cerrahi kliniklerine götürecek kadar şiddetli olabilir.  Bazı hastalarda kusma da hastalığa eşlik edebilir. İlk atak sağlıklı görünen bir kişide aniden oluşabilir ama çoğu hastada  öncesinde sindirim sistemiyle ilgili bazı yakınmalar vardır.  Ataklar arasında da hastada sindirim sistemiyle ilgili yakınmalar bulunur. İlk ameliyatları daha sonra, karın içerisinde gelişen yapışıklıklara bağlı bağırsak tıkanmalarını düzeltme ameliyatları izler. Hastalığa zamanla ishal de eklenebilir, beslenme bozukluğu ve zayıflama gelişir.

Bu hastalığın altında, bağırsak duvarı kasları veya sinirleriyle ilgili bozukluklar yatar. Son yıllarda bağırsak duvarı kaslarının iltihabı  (intestinal leiyomiyozit) üzerinde daha fazla durulmakta ve  otoimmün bir hastalık olduğu  düşünülmektedir. Küçük bir bölümü ailevi özellik gösterir. 

Bir olgu bildiriminde,  6 aylık bebek anlatılmaktadır. Ameliyat sonu histopatolojik incelemede myenterik pleksusta eozinofillerin toplandığı saptanmıştır. Myenterik pleksus, sindirim kanalı boyunca uzanan birbirleriyle bağlantılı sinir hücreleri ağıdır. Bu sinir ağı bağırsakların kasılmasını düzenler. Hastanın kan eozinofilleri artmış,  IgE değeri normal bulunmuştur (56). Yeni yayınlanan bir makalede ise, üç hastanın üçünde de,  kalın bağırsaktan alınan örneklerde eozinofillerden zengin leiyomiyozit  saptanmıştır (a). 

Kronik İntestinal Psödoobstrüksiyon Yaşayan Bir Hastamın Hikayesi

Aralıklı bağırsak tıkanması nedeniyle çok sayıda ameliyat geçiren ve bağırsak biyopsisinde artmış eozinofilleri bulunan bir hastamı burada özetlemek isterim. (bk. Kitap, s. 112-113). Bana geldiğinde beşinci ameliyatını da olmuştu. Her seferinde şiddetli karın ağrısı, karında aşırı şişkinlik hissi ve kusmalar nedeniyle ameliyat edilmişti. Hiçbirinde tıkanma tablosunu oluşturacak bir neden bulunmamıştı. Karın içi organlarına ait ameliyatların hem ameliyat öncesi hem de ameliyat sonrası devresi çok zordur. Hastam, ne zaman oluşacağı bilinmeyen bu tablodan çok korkuyordu. Yapılan incelemelerde, sadece kolonoskopi sırasında kalın ve ince bağırsağın alt bölümünden aldığım doku örneklerinde eozinofil sayısında artma  saptadım. Onu izlediğim ilk yıllarda bir atak daha geçirdi ve şans eseri ameliyata gerek kalmadan düzeldi.

Eozinofiller denince akla alerjik hastalıklar gelir ama alerjilerin bir grubunda rol oynayan IgE antikorlarına ait total IgE  değeri normal sınırlar arasında geldi. Hastaya gıdalara özel IgG testi yaptırdım. Buğday, ekmek ve bira mayası, ayçiçeği, sarmısak ve testte bakılan gıda katkılarından ikisine karşı IgG antikorlarının miktarı yüksek  (pozitif) saptandı. IgG pozitif gıdaları  diyetinden uzaklaştırdı. Neredeyse on beş yıl oldu.  Özellikle ilk yıllarda, diyetini bilerek veya dayanamayarak bozduğunda benzer  tablolar oluştu ama hafif şiddette seyretti ve değil ameliyata, acil kliniklerine gitmesine bile gerek kalmadı. Çünkü her seferinde hemen diyetine döndü.

Otoimmün hastalıklarda mast hücrelerinin rolü göz ardı edilmemeli, onları uyaran faktörlerden elden geldiğince uzaklaşılmalıdır (bk. Kitap, s. 203-250). Bu faktörlerden birisi  IgG antikoru yüksek olan gıdaların yapmış oldukları immün komplekslerdir.

Ayrıca sorularınız olursa bana iletişim bölümünden ulaşabilirsiniz.

Kitap: Artık Hastalığımla Baş Edebiliyorum (Mast Hücrelerinin Gizi), Nobel Tıp Kitabevleri.

56. Ooms AH, Verheij J, Hulst JM,et al. Eosinophilic myenteric ganglionitis as a cause of chronic intestinal pseudo-obstruction. Virchows Arch. 2012;460:123-7.

a.Valli PV, Pohl D, Fried M,et al. Diagnostic use of endoscopic full-thickness wall resection (eFTR)-a novel minimally invasive technique for colonic tissue sampling in patients with severe gastrointestinal motility disorders. Neurogastroenterol Motil. 2017 Jul 6. doi: 10.1111/nmo.13153.

SaveSave

Hülya Uzunismail hakkında 222 makale

43 yıl aktif olarak çalışmış, bunun yaklaşık son 25 yılını da, gıda-hastalık ilişkisini bulma uğraşına adamış bir iç hastalıkları ve gastroenteroloji uzmanı olarak derlediğim bilgi ve deneyimlerimi, hem doktorlar hem de hastalar için bir kitapta birleştirerek paylaşmak istedim.