Mikroskopik Kolitler (Lenfositik Ve Kollajenöz Kolit)

Son 20-30 yıldır tanınan hastalıklardır. Mikroskopik kolitlerde, bağırsak mukozasının kolonoskopik görünümleri normal olmasına rağmen, histopatolojik incelemelerinde  değişiklikler bulunur. Özetle kalın bağırsak gözle normal ama mikroskop altında  hastadır. Bu hastalıklar eozinofilik hastalıklarda olduğu gibi, endoskopik  olarak normal görülen bir mukozada biyopsi yapılması gerekliliğinin kanıtlarıdır. Saptanan mikroskopik değişiklikliklere göre iki tipi vardır, lenfositik ve kollajenöz kolit.

Hastalarda, uzun süren, devamlı veya aralıklı şekilde oluşan sulu ishal vardır.  İshal ağır olduğunda vücudun sıvı ve  elektrolitlerinde eksiklikler gelişebilir ve ve hastalık çok önemli hale gelebilir. Daha seyrek olarak karın ağrısı, kilo kaybı ve dışkı kaçırma gibi yakınmalar bulunur. Genelde 40 yaşın üzerinde, sıklıkla da 60 yaşın üzerinde ve kadınlarda görülür. Hastaların çoğunda başka otoimmün hastalıklar vardır (49). 12 hastalık bir seride, 4 olguda (%33.3) çölyak hastalığı bulunmuştur (50).  Ek olarak bu hastalar,  genellikle var olan diğer hastalıkları nedeniyle çok çeşitli ilaç kullanırlar. Bir çalışmada hastaların %10-20’sinin  romatizma, depresyon ilaçları, aspirin, mide koruyucu ve kan yağlarını düşüren ilaçları aldıkları saptanmıştır (51).  

Mikroskopik kolitli hastalarda, hasta dokuda eozinofil sayılarının arttığı saptanmış ve ayrıca bu hücrelerin uyarılmış ve içlerindeki maddeleri  boşaltmış olduğu gösterilmiştir (52). Bir çalışmada hastalara deri prik testi ve gıdalara özel IgE testleriyle IgE-aracılı gıda alerjisi  araştırması yapılmış ve bulunan gıdaların  kısıtlamasıyla hastaların bazılarında başarılı sonuçlar alınmıştır (53). Bu hastalarda ASCA pozitifliği kollajenöz kolitte %15, lenfositik kolitte %13 bulunmuştur (54).  Benzer oranlar bir başka çalışmada da bildirilmektedir (55).

Öneriler: Mikroskopik kolitler özellikle yaşlılarda çok zor olabilen hastalıklardır. Bu hastalarda çölyak hastalığı sıklığının yüksek olması, hastaların hepsinde çölyak araştırılması yapılması gerektiğini göstermektedir. Bu durumda  kitabın son bölümünde anlatılan B planı öncelikle uygulanmalıdır. Çölyak hastalığı bulunamaz ama IgG veya IgA AGA pozitif çıkarsa, çölyak dışı gluten duyarlılığı olasılığına karşı glutensiz diyet uygulaması denenmelidir. Ayrıca ASCA pozitifliklerinde de maya kısıtlaması yapılmalıdır. Bu araştırmalar sonuç vermez veya kısıtlamalarla yanıt alınamazsa ve total IgE 20 IU/mL’nin üzerindeyse, A planınına geçilmelidir. Eğer hastanın tablosu ağırsa, başlangıçtan itibaren A ve C planlarının birlikte uygulanarak gıda kısıtlamalarının yapılması iyi olur. Ağır olmayan olgularda önce B, ardından A, sonra da C planları uygulanarak B, A, C diyetleri adım adım yapılabilir.

Kitap: Artık Hastalığımla Baş Edebiliyorum (Mast Hücrelerinin Gizi), Nobel Tıp Kitabevleri.

49. Ingle SB, Adgaonkar BD, Ingle CR.  Microscopic colitis: Common cause of unexplained nonbloody diarrhea. World J Gastrointest Pathophysiol. 2014;5:48-53.

50. Maguire AA, Greenson JK, Lauwers GY, et al. Collagenous sprue: a clinicopathologic study of 12 cases. Am J Surg Pathol. 2009;33:1440-9.

51. O’Toole A, Coss A, Holleran G,et al. Microscopic colitis: clinical characteristics, treatment and outcomes in an Irish population. Int J Colorectal Dis. 2014;29:799-803.

52.Levy AM, Yamazaki K, Van Keulen VP,et al. Increased eosinophil infiltration and degranulation in colonic tissue from patients withcollagenous colitis. Am J Gastroenterol. 2001;96:1522-8.

53. Weidenhiller M, Müller S, Schwab D,et al. Microscopic (collagenous and lymphocytic) colitis triggered by food allergy. Gut. 2005;54:312-3.

54. Holstein A, Burmeister J, Plaschke A et al. Autoantibody profiles in microscopic colitis. J Gastroenterol Hepatol. 2006;21:1016-20.

55. Roth B, Gustafsson RJ, Ohlsson B.  Auto-antibodies and their association with clinical findings in women diagnosed with microscopic colitis. PLoS One. 2013;8:e66088.

Hülya Uzunismail hakkında 210 makale
43 yıl aktif olarak çalışmış, bunun yaklaşık son 25 yılını da, gıda-hastalık ilişkisini bulma uğraşına adamış bir iç hastalıkları ve gastroenteroloji uzmanı olarak derlediğim bilgi ve deneyimlerimi, hem doktorlar hem de hastalar için bir kitapta birleştirerek paylaşmak istedim.