Lupuslu hastamın mektubu

Hasta Mektupları

Merhaba,

51 yaşındayım, 2 çocuk annesiyim ve doktorum. 2015 yılının Nisan ayında bana sistemik lupus teşhisi kondu. Tedavim hemen kortizon ve …… olarak ayarlandı. Girdiğim ruh halini anlatamam. Öfke, sinir, hastalığı kabullenememek.  Bir çıkmazdaydım. Kesinlikle kortizon almak istemiyordum çünkü 10 senedir osteoporoz hastasıyım.  Ve ben, bütün kesin çözümü olmayan hastalıklara yakalanan insanlardan birisi olarak, klasik bir yola girdim.

  1. Önce her şeyi reddetmek; hastalığı, tedaviyi, hekimleri.
  2. Bitkisel tedaviye yönlenmek.

Çok büyük ümitlerle bitkisel tedaviye başladım. Fakat bir sonuç alamadım. Ellerimde şiddetli ağrılar, aşırı yorgunluk ve kötü kan tahlilleri. Daha sonra gittiğim doktorun tedavisine başladım. Organ tutulumu olmadığı için kortizonsuz tedaviye başlanıldı sadece …. ile . Fakat ağrılarım devam ediyordu, zaten bu ilaca çok uzun süre devam etmem lazımdı ve halen bir çıkış yolu yoktu. Kendimi cezalandırılmış olarak hissediyordum. Ellerimdeki ağrılarım şiddetle devam ediyordu. Bu arada iyi piyano çalarım lakin bu durumda onu da yapamıyordum ellerimin ağrısı ve tutukluğu nedeniyle.

O gün BÜYÜK GÜN idi.

İşyerimden en kıdemli doktorumuz beni aradı ve bir doktor arkadaşından bahsetti ve benim onunla görüşmemi istedi. Bu doktorun muayenehanesi yoktu. Artık çalıştığı bir hastane de yoktu, Cerrahpaşa hastanesinden emekli profesör gastroenterolog doktor hanımdı.

Yeni doktorumla uzun uzun yazışmaya başladık ve bana bambaşka bir yol gösterdi. Hastalığın tamamen geçmeyebilir lakin durdurabiliriz dedi. Bu yeni yol neydi. Bütün aile öyküm, geçmişim, geçirdiğim hastalıklar, kan tahlillerim, yeme alışkanlıklarım araştırıldı. Kan vererek hangi gıdalara duyarlılığım olduğu tespit edildi ve yeni bir yola girdik. Çok kolay okunmasına rağmen çok zor yoldu bu. O kadar gördüğümüzü yemeğe alışkınız ki bazı zamanlar diyete uymak imkansız bile olabilir. Lakin uzun zamandan beri olan ishaller, kabızlıklar, sakroilleit ağrıları ve buna eklenen şiddetli halsizlik ve ellerimde olan ağrılar beni bayağı yıpratmıştı ve hocamın söylediği diyeti büyük bir istekle yapmaya başladım. Bunun için de dünyanın en zor işini yapmam lazımdı nefsime sahip çıkma. Ve bunu becerdim şimdilik. Devamlı görevim, nerede olursam olayım evimde, işyerimde, misafirlikte, sokakta önce ne yiyeceğimi düşünüp yanıma almak oldu. Çünkü ağrılarım geçti, kendimi çok iyi hissediyorum. Halen günde 1 …….alıyorum. Kan tahlillerim bile çok düzeldi. Kabız ve ishallerden kurtuldum, sakroilleitim (10 yıldır sakroilleit hastasıyım) uzun bir uyku haline girdi. Neşem yerinde, artık çalışıyorum, piyano çalıyorum, seyahat ediyorum. Diyetimi bozduğum, bana zarar verecek yiyecekleri yediğim zaman ve aşırı üzüldüğümde ağrılarım başlıyor. Sanki şunu söylüyorlar ”bırak dünya işini, önce kendine hizmet et, kendini düşün”. Benim hastalığım, yaşam tarzımı, düşünce tarzımı değiştirerek artık hastalık olmaktan da çıktı. Hocama gösterdiği sabır, emek, iyi niyet, hoşgörü için çok müteşekkirim.

Hülya Uzunismail hakkında 210 makale
43 yıl aktif olarak çalışmış, bunun yaklaşık son 25 yılını da, gıda-hastalık ilişkisini bulma uğraşına adamış bir iç hastalıkları ve gastroenteroloji uzmanı olarak derlediğim bilgi ve deneyimlerimi, hem doktorlar hem de hastalar için bir kitapta birleştirerek paylaşmak istedim.