İnflamatuvar Bağırsak Hastalığı, Crohn Hastalığı Ve Ülseratif Kolit

İnflamatuvar veya iltihabi bağırsak hastalığı, CROHN HASTALIĞI ve ÜLSERATİF KOLİT için verilmiş ortak isimdir. Hatta bir yazar, “bazı özellikleri birbirine benzediği için bu zoraki evlilik yapılmıştır″ diyerek bu adın hastalıkların soyadı olduğunu anlatmak ister. Aslında ikisinin de  sindirim sisteminin zor otoimmün hastalıkları olmaları yanında, bağırsak dışı tutulumları ve tedavileri birbirine benzer. 2005 yılından beri, gıdalara  özel IgG testine göre yapılan gıda kısıtlamalarıyla bu hastaların çoğunda iyileşmeler saptadım. Bu konu, hem kitabın birinci bölümündeki hasta mektuplarıyla (bk., s. 50-68) hem de dördüncü bölümünde, gerekli bilgilerin yanında hastaların test sonuçları verilerek (bk., s . 141-147) anlatıldı. Hasta mektuplarını bu sitede de bulabilirsiniz.

Kitap: Artık Hastalığımla Baş Edebiliyorum (Mast Hücrelerinin Gizi), Nobel Tıp Kitabevleri.

Aşağıda, kitaba ait ek bilgiler bulunmaktadır.

Ülseratif kolit ve Crohn ataklarında yinelediğim tetkikler

Bu tetkikler, enfeksiyon ajanlarını araştırmak amacıyla yapılır. Clostridium difficile’ye ait toksinlere ve  amip antijenine dışkıda bakılır, Cytomegalovirus enfeksiyonu da biyopsi ile alınan örneklerde ve kanda araştırılır. Bunların birincisi bakteri, ikincisi parazit, üçüncüsü de virüstür.  Sayılan ajanlar hem ülseratif kolite veya Crohn hastalığına çok benzer hastalık yapabilir hem de kolaylıkla hasta bağırsaklara yerleşebilir ve mevcut hastalığı ağırlaştırabilir. Her atakta bunları yaptırarak hastalarımı zora soktuğumu bilirdim ama bir şeylerin atlanmaması için bu tetkiklerin yapılması iyi olur.

Crohn hastalığına benzer klinik tabloyu, bağırsak tüberkülozu da yapar. Bu nedenle tüberküloz olasılığının araştırılması gerekir. Bunların bir bölümünde akciğer tüberkülozu vardır. Dışkıda tüberküloz mikrobunun  araştırılması yanında kültürü de yapılır. Bağırsaktan alınan örnekler patoloji bölümünde mikroskop altında incelenir, gerekirse bu mikrop için özel boyama yapılır. Birkaç doku örneği de kültür ve PCR için mikrobiyoloji bölümüne gönderilir. Crohn’lu hastalarda karın tomografisi gerekir. Hastanemiz radyoloji bölümünde akciğer ve karın tomografisini aynı seansta çekmek mümkündür. Genelde bu hastalara iki tetkiki birden yaptırıp akciğerini de tüberküloz açısından inceleriz. Tüberküloz araştırmasının bir kez yapılması yeterlidir.  

Ülseratif kolit, Crohn hastalığı ve gıdalar

Ülseratif kolitte süt proteinlerine karşı oluşmuş antikorlarla ilgili çalışmalar 1961 yılından beri bildirilmektedir. Bu konuda ulaşabildiğim ilk yayının yazarlarından biri de,  gastroenterolojinin duayenlerinden olan Dr.Truelaove’dır ve bu yazara ait üç çalışmaya ulaşabildim. Birincisinde  süt proteinleri incelenmiş, hem ülseratif kolitlilerde hem de normal kişilerin bazılarında bu proteinlere karşı antikorların oluşmadığı, bazılarında ise yüksek olarak bulunduğu gözlenmiştir. Ama ülseratif kolitlilerde daha yüksek seviyelerde olduğu saptanmıştır. Çalışmacılar bu hastalarda sütün etkisini, 22 hastada  sütü keserek araştırmışlardır. Sonuçta hastalığın seyri, süt kesilmiş olan grupla süt alımına devam eden grup arasında farklılık göstermemiştir (39). Diğer çalışmada, gene ülseratif kolitli hastalarda süt, gluten ve yumurta beyazına karşı oluşmuş antikorlara bakılmıştır. Başlangıçta süte karşı yüksek antikorları olan hastalarda atakların daha sık gözlendiğini  bildirilmiştir (40). Yazarın 1972’de yayınladığı çalışmasında  ülseratif kolit,  Crohn, tedavi edilmemiş çölyak, İBS  hastalarında ve sağlıklı kişilerde inek sütü proteinlerine karşı oluşmuş antikorlara bakılmıştır. Artık o yılda IgA ve IgG’ye de bakmak mümkünmüş  ki, iki  tip antikora da bakılmıştır ve  ülseratif kolitin süt alerjisi (yazarın ifadesi)  olabileceği konusunda az delil bulunduğu sonucuna varılmıştır (41). Sütle ülseratif kolit veya Crohn hastalığının ilişkisini başka doktorlar da araştırmıştır. Bazıları bir şeyler bulmuş, hatta bir grup doktor ülseratif kolitin, sütün oluşturduğu alerjik reaksiyona bağlı olabileceğini ileri sürmüştür. Bazıları ise arada bir ilişki bulamamış ve  sonuçta konu açıklık kazanamamıştır.

Ülseratif kolit, Crohn hastalığı ve çölyak hastalığı

Bu iki hastalıkta çölyak hastalığı  sıklığını araştıran çalışmalar, %0.5 (42) ile %18.5  (43) arasında değişen farklı sonuçlar vermiştir (bk., Kitap, s. 143).

Crohn hastalığı ve ASCA

Crohn hastalarının çoğunda ekmek ve bira mayası olan Saccharomyces cerevisiae’ye karşı oluşmuş IgA ve IgG antikorlarının miktarları yüksektir ve buna ASCA (anti Saccharomyces cerevisiae antibody)  pozitifliği denir. Normal kişilerde % 3-5 arasında olan ASCA pozitifliği, Crohn hastalarında bazı çalışmalarda  %80’e kadar ulaşır. Üzücü olan, 24 yıl önce yapılmış bir çalışmada (62/I), Crohn hastalarında, ekmek ve bira mayasının hastalık tablosunu ağırlaştırdığı gösterilmesine rağmen bu konunun hep göz ardı edilmiş olmasıdır. Tıp biliminde bu antikor bir iltihap göstergesi veya hatalı bir şekilde otoantiantikor olarak kabul edilip tanı testinden öteye kullanılmamıştır.

39. TAYLOR KB, TRUELOVE SC. Circulating antibodies to milk proteins in ulcerative colitis. Br Med J. 1961;2(5257):924-9.

40. WRIGHT R, TRUELOVE SC. CIRCULATING ANTIBODIES TO DIETARY PROTEINS IN ULCERATIVE COLITIS. Br Med J. 1965;2(5454):142-4.

41. Jewell DP, Truelove SC. Circulating antibodies to cow’s milk proteins in ulcerative colitis. Gut. 1972 ;13:796-801.

42. Casella G, D’Incà R, Oliva L,et al. Prevalence of celiac disease in inflammatory bowel diseases: An IG-IBD multicentre study. Dig Liver Dis. 2010;42:175-8.

43.Tursi A, Giorgetti GM, Brandimarte G, Elisei W. High prevalence of celiac disease among patients affected by Crohn’s disease.Inflamm Bowel Dis. 2005;11:662-6.

62/I. Barclay GR, McKenzie H, Pennington J, Parratt D, Pennington CR. The effect of dietary yeast on the activity of stable chronic Crohn’s disease. Scand J Gastroenterol. 1992;27:196-200.

 

Hülya Uzunismail hakkında 222 makale

43 yıl aktif olarak çalışmış, bunun yaklaşık son 25 yılını da, gıda-hastalık ilişkisini bulma uğraşına adamış bir iç hastalıkları ve gastroenteroloji uzmanı olarak derlediğim bilgi ve deneyimlerimi, hem doktorlar hem de hastalar için bir kitapta birleştirerek paylaşmak istedim.