Bağırsakla İdrar Kesesi Arasında Fistülü olan Crohn’lu Hastamın Mektubu

Hasta Mektupları

İlk belirtiler 1993 yılında, misafirliğe gittiğimde pasta, kek türü şeyler yediğim zaman başladı. Eve geldiğimde karın ağrısı, mide bulantısı çekiyor ve ishal oluyordum. Haftada veya on beş günde bir olan ishal aynı gün süresince devam ediyordu. Sağlığım ve kilom yerindeydi. Bu durum 3 yıl devam etti. İshallerim her gün olmaya başladı, bu arada Cerrahpaşa’daki polikliniğe gittim. Yapılan tahlillerde bir şey bulunamadı. Daha sonra aynı hastanenin gastroenteroloji bölümünde 11 gün yattım, sonuç alınamayınca taburcu oldum. Gittiğim özel bir poliklinikte de bir şey anlaşılamadı. Devam eden 4 yıl içinde ishallerim artmaya başladı. Cerrahpaşa Gastroenteroloji bölümünde yatan bir hasta Dr. H.U.’yu tavsiye etti. Tetkikler sonucunda Crohn hastalığı teşhisi kondu. Verem araştırması yapıldı (EK), veremle ilgili herhangi bir bulguya rastlanmayınca kortizon tedavisine başlandı.

Bu vücudumun biraz toparlanmasını sağladı fakat ishal devam etti. Bir aylık tedavi sonucunda taburcu oldum. İki ay daha kortizon tedavisine, ilacı azaltarak devam ettim. Sonraki 2 yıl içerisinde hastanedeki kontrollerime devam etmedim (Bu hasta da hastaneye gelmeyi pek sevmeyen hastalarımdandır. Aslında çoğu hasta gibi kolonoskopiden korkuyordu). Üçüncü yıl içinde kilo kayıplarım iyice artmaya başladı. İştahsızlık, karın ağrısı, halsizlik meydana geldi. İshal daha da arttı. Artık idrarımdan partiküller (yediğim yiyecekler) gelmeye başladı. 36 kiloya kadar düştüm. Cerrahpaşa Gastroenteroloji bölümünde 20 gün yattım. Flimler çekildi, tahliller yapıldı ve ameliyat kararı verildi. Ağır bir ameliyat geçirdim. Ameliyat raporuna göre bağırsaklar birbirine yapışmış haldeydi ve bağırsaklardan idrar kesesine geçiş olmuş, fistüller oluşmuştu. Onlar düzeltildi.

Genel cerrahi, ameliyattan sonra devam edecek kontroller için bizi tekrar doktorumuza yönlendirdi. O da fistüllerin yeniden oluşmasını önlemek amacıyla ….. adlı ilaca başlamamız gerektiğini söyledi. Yapılan tahlillerde amilaz yüksek çıktığı için bu ilaca başlanamadı. On beş günde bir yapılan tahlillerde, amilaz tekrar tekrar yüksek çıktı. Bu arada ishal devam ediyordu ve ameliyattan sonra 48’e çıkan kilom 44’e kadar düştü. Doktorum, ishalin vücudun dokunabilecek yiyeceklere karşı verdiği alerjik bir tepki sonucunda oluşabileceğini düşünüyordu (hastanın kan testlerinde zaman zaman eozinofil sayısı çok yüksek çıkıyordu). Gün içinde yenilen yiyeceklerin ve çıkılan tuvalet sayısının tutulduğu bir günlük yazmamı istedi. Yazdığım günlükten hangi yiyeceklerin dokunduğu ortaya çıkmadı. Sonra doktorum, gıdalarla ilgili bir test olduğunu ve bu testi yapmamız gerektiğini söyledi. 52 gıdaya karşı reaksiyon bulundu.

Biz hangi besinlerin dokunabileceğini düşünürken, temel gıda maddelerine (un, maya, yumurta) karşı duyarlılık çıktı. Unun yerine kullanabileceğim mısır da dokunanlar arasındaydı. Patatese alerjim olmadığı için patatesten ekmek yapmaya çalıştım, alışabilmek için çok büyük zorluklar çektim. Un ve mayalı yiyecekleri kesip, patatesten yaptığım ekmeğe başladıktan 48 saat sonra düzelme görüldü. İshallerimin sayısı azaldı. Günde 6 defa çıkarken, 1 veya 2 koyu olarak çıkmaya başladım. Ondan sonra yapılan her tahlilde amilazın düştüğü gözlendi. Kilo almaya ve normal yaşantıma dönmeye başladım. Bu uygulamaya 1.5 yıldır devam ediyorum. Şu anda sağlığım yerinde. Tahlillerim devam ediyor. Tahlil sonuçları normal değerlerde.

Hülya Uzunismail hakkında 222 makale

43 yıl aktif olarak çalışmış, bunun yaklaşık son 25 yılını da, gıda-hastalık ilişkisini bulma uğraşına adamış bir iç hastalıkları ve gastroenteroloji uzmanı olarak derlediğim bilgi ve deneyimlerimi, hem doktorlar hem de hastalar için bir kitapta birleştirerek paylaşmak istedim.