Ateroskleroz (Damar Sertliği) Diyetinin Dünü, Bugünü ve Yarını

Aort içi damar sertliği

Ateroskleroz toplumda çok yaygın olan, büyük ve orta boy atardamarların daralmasına veya tıkanmasına yol açan bir hastalıktır. Damarları daraltan, özellikle onların dallanma ve kıvrılma bölgelerinde oluşan  aterom plaklarıdır. Bunlar damarın içini örten endotel adı verilen tek sıra hücreden oluşmuş tabakanın altında biriken, halk arasında kötü kolesterol olarak bilinen LDL yanında iltihap hücreleri, bağ dokusu hücreleri ve kalsiyum içeren yapılardır. Aterom plakları, bazen çevrelerindeki kapsülün  yırtılması ve içeriğinin  kanla temas etmesi sonucu pıhtı oluşmasına ve damarın tıkanmasına neden olur. Daralmada o damarın beslediği dokunun kanlanması yani oksijenlenmesi azalır, buna iskemi denir. Tıkanmada ise doku canlılığını kaybeder buna da enfarktüs adı verilir.

Aterom plakları kalp kasını (miyokart)  besleyen koroner arterde oluştuğunda miyokart iskemisi veya miyokart enfarktüsüne neden olur.  Bu plaklar, aort adındaki ana atardamarda, bacak atardamarlarında, beyin, bağırsak gibi organlara kan taşıyan  atardamarlarda oluşabilir. Beyin damarının tıkanması felçlere, bacak ve bağırsak atardamarının tıkanması o damarların beslediği bölgelerde kangrene kadar giden ciddi sorunlara neden olur.

Aterom plakları
ateroskleroz diyagramı

Ateroskleroz Diyetinin Dünü

Geçen yüzyılın ortalarında, aterosklerozla kan kolesterol seviyesinin yüksekliği arasında ilişki kurulmuş ve bundan da gıdalardaki kolesterol ve yağlar suçlanmıştır. Bu nedenle tedavide önceleri az yağlı ve az kolesterollü diyetler önerilmiştir. Ardından, az yağla değil doğru yağla beslenme gündeme gelmiş ve doğru yağ olarak zeytinyağı gibi tekli ve ayçiçeğiyağı, mısıryağı gibi omega 6 çoklu doymamış yağ asidi içeren bitkisel sıvı yağlara geçilmiştir. Ayrıca en fazla balık yağında bulunan omega 3 çoklu doymamış yağ asitlerinin de önemi anlaşılmaya başlamıştır. Tereyağı, içyağı, kuyrukyağı gibi hayvansal kaynaklı  doymuş yağ asitleri ve margarinler gibi trans yağ asitleri içeren yağlar yanlış yağ olarak kabul edilip dışlanmıştır. Bu diyetin kişileri kalp hastalıklarından koruyan bir diyet olduğu da saptanmıştır (1).

Ateroskleroz Diyetinin Bugünü

Hayvansal kaynaklı yağların eskiden düşünüldüğü gibi zararlı olmadığı gösterilmiştir (2). Ek olarak kolesterol deposu yumurta konusunda da bazı değişiklikler olmuş (3) ve yumurta kısıtlamasına son verilmiştir. Bu arada bir yandan da trans yağ asidi düşük margarin üretimine geçilmiş ama ucuz olduğu için doymuş yağ asidi miktarı fazla olan palm yağı margarin yapımında kullanılmaya başlamıştır.

Aslında doğru yağ konusu tam olarak çözülmüş değildir. Çünkü son yıllarda doymuş ve omega 6 yağ asitleri içeren yağların az, omega-3 yağlarının da orta miktarda bulunduğu Akdeniz diyetinin  ideal diyet olduğu üzerinde durulmaktadır (4).  Yeni yayınlanmış bir çalışma ile Akdeniz diyetinin sadece hastalar için yararlı değil kalp ve damar sağlığı için  koruyucu bir diyet olduğu anlaşılmıştır (5).

Son zamanlarda ateroskleroz oluşumundan, vücudun hücreleri tarafından enerji üretilirken açığa çıkan serbest radikaller (oksijen ve nitrojen türleri) de  sorumlu tutulmaktadır. Bu maddeler oksidatif streste artarlar. Oksidatif strese neden olanlar arasında, sigara içilmesi, tansiyon yüksekliği, şişmanlık, şeker hastalığı, yaşlılık, aşırı egzersiz yapılması, alkol alımı, kirli havada ve güneş ışınlarında fazla kalınması gibi faktörler bulunur. Ayrıca yiyeceklerde kalmış veya sulara bulaşmış olan pestisitler gibi, suların dezenfeksiyonunda kullanılan sodyum hipoklorit gibi farkına varmadan yaşamımıza giren  çeşitli  diğer faktör de oksidatif stresi artırır.

Artmış serbest oksijen radikalleri bir yandan endotel hücrelerinin geçirgenliğini artırırken bir yandan da LDL’yi okside ederek oxLDL’ye çevirir. LDL’ye göre küçük çapta olan oxLDL daha kolayca endoteli geçip intimaya birikir. Bu durumda bugün ateroskleroz oluşumunda oksidatif stresin rolü, LDL yükselmesinden ve diyet yağlarından daha ön plana geçmiş durumdadır. Akdeniz diyetinin bir özelliği de meyve ve sebzelerin çok tüketilmesidir. Meyve ve sebzelere renk veren polifenoller  önemli  antioksidanlardır.

Ateroskleroz Diyetinin Yarını

Ancak deneysel çalışmalarla ateroskleroz oluşumunda mast hücrelerinin  de rol oynadığı ortaya çıkarılmış (6) ve mast hücre stabilizörleri ile hem LDL miktarının hem de damar lezyonlarının azaldığı gösterilmiştir (7). Mast hücreleri iltihap oluşmasında yönetici hücreler oldukları için, aterom plaklarınaki düşük dereceli iltihabın varlığını da artık kolayca açıklamak mümkün olmaktadır.

yumurta ve ateroskleroz ilişkisi

Ek olarak yumurta için  son yayınlanan bir çalışma, haftada 7 yumurtadan fazla yenmesine soru işaretleri getirmektedir (8). Yumurta aynı zamanda yüksek oranlarda alerji ve duyarlılığa neden olur. Mast hücre uyranlarının ön sırasında alerji ve duyarlılık yapan gıdalar yer alır. Bu durumda belki de ileride, alerji ve duyarlılık yapan gıdaların seçimi ve kısıtlanmasına dayanan diyet uygulaması ön plana geçecektir. Hayvansal kaynaklı yağlar da mast hücreleri üzerine uyarıcı etki yapan ksenoöstojenleri fazla miktarda içerir. Çünkü yemlerine bulaşmış ve ksenoöstrojenlerden biri olan pestisitler onların  yağ dokusunda birikir.

Bu durumda tedaviye, gıdalar dışında da mast hücre uyarılmasının azaltılması uygulamaları  (bk. Kitap, V. bölüm) eklenecektir.  Ayrıca  aşırı egzersiz gibi, güneş altında uzun süre kalmak gibi hem oksidatif stresi hem de mast hücre uyarılmasını artıran uygulamalardan  kesinlikle kaçınılacaktır.  Belki de  yakın bir gelecekte mast hücre stabilizörleri de  ateroskleroz tedavisine girecektir.

Kitap: Artık Hastalığımla Baş Edebiliyorum (Mast Hücrelerinin Gizi), Nobel Tıp Kitabevleri.

1. Hu FB, Stampfer MJ, Manson JE, et al. Dietary fat intake and the risk of coronary heart disease in women. N Engl J Med. 1997 ;337:1491-9.

2. Siri-Tarino PW, Sun Q, Hu FB, Krauss RM. Meta-analysis of prospective cohort studies evaluating the association of saturated fat with cardiovascular disease.Am J Clin Nutr. 2010;91:535-46.

3. Scrafford CG, Tran NL, Barraj LM, Mink PJ. Egg consumption and CHD and stroke mortality: a prospective study of US adults. Public Health Nutr. 2011;14:261-70.

4. de Lorgeril M, Salen P New insights into the health effects of dietary saturated and omega-6 and omega-3 polyunsaturated fatty acids. BMC Med. 2012;10:50.

5. Martínez-González MA, Salas-Salvadó J, Estruch R, et al. Benefits of the Mediterranean Diet: Insights From the PREDIMED Study. Prog Cardiovasc Dis. 2015;58:50-60.

6. Heikkilä HM, Trosien J, Metso J, et al. Mast cells promote atherosclerosis by inducing both an atherogenic lipid profile and vascular inflammation. J Cell Biochem. 2010 ;109:615-23.

7. Wang J, Sjöberg S, Tia V, et al. Pharmaceutical stabilization of mast cells attenuates experimental atherogenesis in low-density lipoprotein receptor-deficient mice. Atherosclerosis. 2013;229:304-9.

8. Choi Y, Chang Y, Lee JE, et al. Egg consumption and coronary artery calcification in asymptomatic men and women. Atherosclerosis. 2015;241:305-12.

Hülya Uzunismail hakkında 222 makale

43 yıl aktif olarak çalışmış, bunun yaklaşık son 25 yılını da, gıda-hastalık ilişkisini bulma uğraşına adamış bir iç hastalıkları ve gastroenteroloji uzmanı olarak derlediğim bilgi ve deneyimlerimi, hem doktorlar hem de hastalar için bir kitapta birleştirerek paylaşmak istedim.